Atina'da yeni hükümete çağrı: Sorunlarımızı çözünBatı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği (BTAYTD) Yönetim Kurulu yazılı bir mesaj yayınlayarak, 20 Eylül 2015 tarihinde yapılacak olan milletvekili seçimlerinden sonra kurulacak olan hükümete Azınlığın yıllardan beri çözüm bekleyen sorunların çözülmesi için çağrıda bulunuyor.

Yazılı açıklamada, " Daha önce altı çizildiği üzere, Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı Uluslararası Antlaşmalarda ve Yunanistan Anayasasında yer alan temel insan ve azınlık haklarından faydalanamamaktadır. Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği olarak beklentimiz, aşağıda ayrıntılı olarak belirtilen sorunların Azınlık yetkilileri ile diyalog çerçevesinde bir an önce çözümlenmesidir." ifadelerine yer veriliyor.

Basın Bülteni:

Batı Trakya Türk Azınlığının meseleleri ve kurulacak yeni Hükümete bunlara çözüm getirme çağrısı.

Daha önce altı çizildiği üzere, Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı Uluslararası Antlaşmalarda ve Yunanistan Anayasasında yer alan temel insan ve azınlık haklarından faydalanamamaktadır. Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği olarak beklentimiz, aşağıda ayrıntılı olarak belirtilen sorunların Azınlık yetkilileri ile diyalog çerçevesinde bir an önce çözümlenmesidir.

EĞİTİM

1923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşmasına göre, Azınlığın eğitim statüsü özerktir.
Yunanlı yetkililer Azınlığın özerk eğitim statüsünü zedeleyen, uluslararası ve ikili antlaşmalara aykırı birçok kanun, kanun hükmünde kararname ve Bakanlık Kararları çıkartmıştır.
Okul öncesi eğitim Yunanistan’da 2006 yılından beri zorunlu hale gelmiş bulunuyor. Bu kanun, Azınlık eğitim sistemi açısından, uluslararası ve ikili antlaşmalara aykırı bir biçimde yapılmıştır.
Yunanlı yetkililer Türk Azınlığına, kendi anaokullarını kurma izni vermemektedir.
Türk Azınlık okulları için öğretmen yetiştirme sistemi halen belirsizliğini korumaktadır.
Çift dilli olan Azınlık ortaokul ve liselerinin sayısı yetersizdir.

KAPATILAN KURULUŞLAR

İsimlerinde “Türk” kelimesini bulundurduklarından dolayı, Türk Azınlığının yıllardır faaliyet göstermiş olan kuruluşları (İskeçe Türk Birliği, Gümülcine Türk Gençler Birliği ve Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği), Azınlık haklarını garanti altına alan, Yunanistan’ın taraf olduğu uluslararası belgelerin hükümlerine aykırı olarak kapatılmıştır.
Yunanistan’da bir birey kendini Türk olarak tanımlayabilir, fakat kendini Türk olarak tanımlayan Azınlık bireyleri kolektif olarak bu haktan faydalanamamaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Yunanistan’ın Dernekleşme Özgürlüğünü ihlal ettiğini karara bağlamıştır. Buna rağmen, Yunan Mahkemeleri Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bu kararlarını dikkate almamaktadır. 2008 yılından beri Türk Azınlığı bireyleri bu kararların uygulanmasını, kapatılan kuruluşların resmi olarak yeniden açılmasını beklemektedir.
Yunan Mahkemeleri, yeni kurulmak istenilen Türk kuruluşları başvurularını da kabul etmemekte ve buna, bireysel tanım hakkının kolektif olarak kullanılamayacağı açıklamasını getirmektedir.
Çelişkili kararlarıyla, Yunanlı yetkililer, isimlerinde “Roma” ve “Pomak” ibareleri bulunan kuruluşların kurulmasına izin vermektedir.

DİN ve VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜ

Yunanlı yetkililer, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dini özerkliğine saygı göstermemektedirler. Bu dini özerklik 1881 İstanbul, 1913 Atina, 1920 Yunanistan’daki Azınlıkların Haklarının korunmasına dair Sevr Antlaşması ve 1923 Lozan Antlaşmalarıyla garanti altına alınmıştır.
Yunanlı yetkililer, Türk Azınlığı’nın kendi dini liderini/Müftüsünü seçme iradesine saygı göstermemektedir ve Türk Azınlığın seçilmiş Müftülerini tanıma konusunda hiçbir adım atmamaktadır.
Dini yetkiyi gasp etme suçuyla Azınlığın Seçilmiş Müftüleri aleyhine ceza davaları açılmış ve seçilmiş müftüler mahkum ettirilmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, bu davaların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 9. Maddesine aykırı olduğuna karar vermiş ve Yunanistan’ı mahkum etmiştir.
Bu kararın varlığına rağmen, geçtiğimiz günlerde Gümülcine Seçilmiş Müftüsü sayın İbrahim Şerif aleyhine aynı suçlama ile soruşturma açılmış olması, Yunanlı yetkililerin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını ve imzalamış oldukları Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini ne kadar hiçe saydıklarının yeni bir örneğini teşkil etmektedir.

VAKIFLAR

Müslüman Vakıfları, Azınlığın temel kültürel, tarihi ve dini mirasını oluşturmaktadır. Antlaşmalar, temel insan ve azınlık hakları belgeleri hükümlerine aykırı olarak, Askeri Cunta rejiminden günümüze kadar bu Vakıfların yönetim kurullarını hep Yunan Hükümetleri atamaktadır.
2007 yılında yürürlüğe giren yasanın (No: 3554) hükümleriyle Vakıfların var olan borçları silinmiştir, fakat Vakıf mallarına verilen para cezaları ve gelir vergileri halen yürürlüktedir.
Vakıfların idaresi ve yönetimiyle ilgili yasa (No: 3647/2008), Azınlığın görüşleri ve önerileri dikkate alınmadan hazırlanmıştır.

YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞ OLAN 3370/1955 SAYI VE TARİHLİ YUNAN VATANDAŞLIK KANUNU’NUN 19. MADDESİ

1998 Yılına kadar yürürlükte olan Yunan Vatandaşlık Kanunu’nun 19. Maddesi şöyledir: “Yunan asıllı olmayan bir kişi, Yunanistan’ı geri dönmeme niyetiyle terk ederse, Yunan vatandaşlığını kaybedebilir. Bu aynı zamanda Yunan asıllı olmayıp da, yurt dışında doğan ve ikamet eden kişiler için de geçerlidir. Anne- Babaları veya bunlardan hayatta olanı’nın Yunan vatandaşlığını kaybettiği durumlarda bunların yurtdışına yerleşik reşit olmayan çocukları da vatandaşlıktan çıkartılabilir. İçişleri Bakanı, Vatandaşlık Komisyonu’nun olumlu görüşünü alarak bu konularda karar vermektedir”.
Bu madde çok açık ve net bir etnik/kültürel soykırım örneğidir.
3370/1955 sayı ve tarihli Yunan Vatandaşlık Kanunu’nun 19. Maddesi 43 yıl boyunca yürürlükte kalmış ve yaklaşık 60 bin civarında Müslüman Türk’ün Yunan vatandaşlığını kaybetmesine sebep olmuştur.
Dönemin İçişleri Bakanı Nisan 2005’te, 1998 yılına kadar 46.638 Müslüman Türk’ün vatandaşlıktan çıkarıldığını açıklamıştır (1998 yılında çıkan dönemin Yunanca yayınlanan gazeteleri kişi sayısını 60.000 olarak vermiştir).
23 Ocak 1998 tarihinde bu madde yürürlükten kaldırılmış, fakat bu geriye dönük uygulanmadığı için, Yunanistan’da ve yurt dışında yaşayan binlerce Türk Azınlık mensubu, halen Yunan vatandaşlığını geri alamamıştır.

SOSYAL KATILIM

Batı Trakya’da, nüfusun yaklaşık yarısı Türk azınlığına mensup Yunan vatandaşlarından oluşmaktadır, fakat Türk Azınlık mensubu devlet memurlarının sayıları bu nüfus oranına hiç yansımamaktadır.

SİYASİ KATILIM

Batı Trakya Türk Azınlığı’nın siyasi temsilinde yapısal kısıtlamalar bulunmaktadır.
24 Ekim 1990 tarihinde ilk kez %3’lük seçim barajı getirilmiştir.
Siyasi partilerin dışında, bu seçim barajı ayrıca bağımsız adaylar için de uygulanmaktadır. Bu sayede Azınlık, Millet Meclisinde kendi partisi veya bağımsız milletvekili aracılığıyla temsil edilme şansını kaybetmiştir.
Yunan hükümeti, Batı Trakya bölgesinin demografik yapısını değiştirmeye ve Azınlık üyelerinin bölgesel yönetimlerde nüfus oranını azaltmaya yönelik uygulamalara gitmiş, bu da Azınlığın yerel düzeyde siyasi temsilci oranının düşmesine sebep olmuştur.

B.T.A.Y.T.D. Yönetim Kurulu

Kaynakça: Birlik Gazetesi

Yunanistan

İskeçe Fotoğraf Galerileri

Yunanistan

Rodop Fotoğraf Galerileri

Yunanistan

Evros Fotoğraf Galerileri

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet sunulabilmesi için çerezler kullanılmaktadır. Hizmetlerimizi kullanarak çerez kullanımına izin vermiş olmaktasınız.
Daha fazla bilgi Kapat