Mimar Sinan ve SelimiyeAntik Yunan döneminden Romalılara ve Osmanlılara kadar birçok medeniyete başkentlik yapmış olan Edirne, bazı tarihçilere göre de en çok ele geçirilmeye çalışılan stratejik şehirdir. Ayrıca İstanbul'u fetheden Fatih Sultan Mehmet'in doğum yeridir.

Peki, birçok medeniyetin geliştiği ve devletlerin ele geçirmeye çalıştığı Edirne, neden çok değerli? Edirne, göç eden medeniyetlerin zorunlu coğrafi geçiş noktalarından birisi olmanın yanı sıra; verimli tarım arazileri, su kaynakları ve diğer doğal kaynakları ile bir çekim merkezidir. Özellikle Osmanlı İmparatorluğu'ndan kalan ve kısmen Edirne'de halen yaşayan tarih ve kültürü (saray mutfağının devamı olan yiyeceklerin halen üretiliyor olması, 1362'den bu yana yapılmaya devam eden yağlı güreşler bunun en büyük kanıtlarıdır.) Edirne'nin değerini artıran öğelerdir.

Edirne, tarihi ve kültürel varlıkları ile bir turizm şehri; geniş verimli tarıma müsait alanları ile de bir tarım şehridir. Edirne'de bir adet OSB bulunmasına rağmen; burada doluluk oranı oldukça düşüktür. Tarıma dayalı sanayi ve özellikle gıda sanayinin şehir sanayisinde önemli bir yeri vardır.

Edirne turizm konusunda önemli avantajlara sahiptir. Örneğin Edirne, Bölgede en fazla turist çeken yerleşim yeridir. Bulgaristan ve Yunanistan sınır kapılarına sahip, eski bir Osmanlı başkenti, dünyanın en eski spor organizasyonlardan birisi olan Kırkpınar Yağlı Güreşleri ve saray mutfağından kalan yiyecekleri ile eşsiz bir turizm kentidir. Saray dâhil olmak üzere, birçok tarihi alanın hala toprak altında olması ve şehrin turizm konusunda rakiplerine göre ulusal ve uluslararası düzeyde daha az tanınması gibi temel sorunlarının giderilmesi, turizm potansiyelinin geliştirilmesine önemli katkılar sağlayacaktır.

Edirne'de sağlık müzesi gibi Türkiye'de en çok ziyaretçi alan, başarılı bir turizm uygulaması örneği bulunmaktadır. Edirne'nin son dönemde, İstanbul'un bir tarih ve kültür şehri olarak yapılmasına ilişkin çalışmaların benzerini hak ettiği bir gerçektir. Edirne, en az İstanbul kadar önemli tarihi ve kültürel değerlere sahiptir.

Edirne'de tarımsal üretim, Trakya'daki ortalama tarım yapısıyla benzeşmektedir. Buğday ve ayçiçeği en fazla üretilen ürünler arasında bulunmaktadır. Bunların yanı sıra diğer iki ilden farklı olarak, sulak tarım arazilerine sahip İpsala ve çevresinde yoğun bir çeltik ekimi bulunmaktadır. Havsa ilçesinde ve civarında meyvecilikle uğraşan bir grup çiftçi bulunmaktadır; ancak Trakya'da üretilen meyve ve sebze miktarı, toplam tarımsal üretimin %5'inden daha azdır. Tarım ve hayvancılıktan elde edilen gelirin, toplam il gelirinin üçte birini oluşturması ve bunun göreceli olarak yüksek bir oran olması, Edirne İçin tarımın önemini vurgulamaktadır.

Edirne'de tüm Trakya genelinde olduğu üzere Yunanistan ve Bulgaristan'dan göç edenlerin yoğun olarak yaşadığı bir ildir. Trakya Üniversitesi (Bölgenin en eski üniversitesi) demografik yapıya önemli bir renklilik kazandırmaktadır.

Bir şehirden daha fazlası

Selimiye CamiiŞairlerin dizelerine anlam katmış, kitaplara konu olmuş, Osmanlı saltanatına ev sahipliği yapmış eski başkent Edirne, bugün 3 imparatorluğun izlerini taşıyan eşsiz tarih mirasının yanı sıra, kendine özgü doğal ve kültürel zenginlikleriyle, bir şehirden daha fazlasını bekleyen ziyaretçilere unutulmaz bir deneyim bahşediyor. Hayata bakışında "geleneksel" değerlerini "batılı" yaşam tarzıyla aynı potada öğüterek, kendine özgü bir kültüre dönüştüren Edirne halkı, yaşadığı şehrin kurulu olduğu toprak parçasının tarih boyunca gördüğü ilgi ve çeşitliliği bünyesinde barındırarak nesilden nesile taşırken, yaşadığı şehre ilgi duyan ziyaretçilerini içten bir gülümseme ve samimi bir misafirperverlikle karşılıyor.

Sadece kendine benzeyen, gerçek bir "açık hava müzesi"

EdirneEdirne, ihtişamlı tarihinde saltanatın izlerini, camilerinin göğe uzanan minarelerinde sanatın yüceliğini, nehirlerine kurdele gibi yakışan köprülerinde buluşmanın coşkusunu, nakış nakış işlenmiş imaretlerinde paylaşmanın sadeliğini, yüzyıllara meydan okuyan ihtişamlı kervansaraylarında misafirperverliğin samimiyetini günümüze taşıyor...

Edirne, kabuğundan sıyrılıyor

Edirneİstanbul'un fethinden sonra başkentliği sona eren ancak coğrafi konumu, tarihi ve kültürel mirasının zenginliğiyle önemini yitirmeyen; büyük yangınlar ve depremlerle sarsılmasına rağmen gücünü toplayıp ayakta kalmayı başaran; Rus, Bulgar ve Yunan işgalleriyle tarifi imkansız acılar çekmesine rağmen umudunu yitirmeden direnen ve savunmasındaki yiğitliklerle tarihe geçen Edirne, bugün yerel yönetimi, sivil toplum örgütleri ve yerel halkın duyarlı yaklaşımlarından aldığı güçle kabuğundan sıyrılarak, eski günlerindeki gibi "kültür başkenti" olma yolunda hızla ilerliyor.

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet sunulabilmesi için çerezler kullanılmaktadır. Hizmetlerimizi kullanarak çerez kullanımına izin vermiş olmaktasınız.