Makale Dizini

HacıfakılıYıldız dağlarının yorgun eteklerinde kurulmuş olan Pınarhisar'ın bu küçük köyü onlarca yıldan bu yana aynı insanları ağırlamaktan ve onları bir anne şefkati ile sarıp beslemektedir. Ki bu insanlar Bulgaristan'ın çeşitli yörelerinden göçmüşler, devletin onları Ergene ovasına yerleştirme düşüncesini ''Biz keklik sesi duymak isteriz keçilerimiz hoplasın zıplasın bre''diyerek reddetmişler ve Bulgarların yaşadığı bir köy olan Hacıfakılı ya yerleşerek Hacıfakılı yı Hacıfakılı kültürünü yaratmış sürgün insanlardır.

Hacıfakılı sert poyrazların estiği suyun az bulunduğu ve susuzluğun (komşu köylerin aksine) çok şiddetli yaşandığı bir coğrafyadır. Bunun nedeni de köyün diğer yerleşim yerlerinde olduğu gibi bir akarsu kenarına değil akarsulardan uzak tabanı kayalık küçük bir tepeciğin üzerine kurulmuş olmasıdır. Köyün tepeye kurulmasında da rivayetlere göre en büyük etken şu an köy korusu içinde kalan Bakacak ismindeki tepeye yaslanmış ve bir salgın hastalık sonucu telef olduğuna inanılan eski köyün hazin sonu etkili olmuştur. Çünkü sert poyrazlar Bakacak Tepesi ni aşıp salgın hastalık taşıyan mikro organizmaları köyden uzaklaştıramamış ve şu an ESKİ YURTLUK olarak anılan köy yok olmuştur.

Farklı bir isim olan Hacıfakılı kelimesinin anlamı HACI'lara FAKI (tuzak) kelimelerinin oluşan hacılara tuzak kurulan yer anlamındadır. Bu ismin verilmesi hakkında iki halk söylencesi anlatılır. Bu söylencelerden ilki Hacıfakılı nın Balkanlardan gelen hacıların hacı adaylarının hac yolu üzerinde olduğuna ve Hacıfakılı civarında yaşayan Bulgar çetelerinin hacılara tuzaklar kurularak soymalarını anlatır.

İkinci söylence ise Pınarhisar Bey'i Hacı Bey'e Hacıfakılı civarında tuzak kurulduğunu ve tuzak ile Hacı Bey'in katledilişini anlatır. Ayrıca Konya'ya bağlı Yunak kasabasının adının Hacıfakılı olduğunu altını çizmek gerekir.

Hacıfakılı tarihi bilinmemekle beraber birlikte Osmanlı Türklerinin Rumeli ye ilk çıktıkları dönemde Müslüman Türkler tarafından kurulduğu söylencelerde anlatılmaktadır. Köyün ilk sakinleri ve kurucuları Hacıfakılı da birkaç asır yaşamışlar ve bilinmeyen bir nedenden dolayı köyü terk etmişlerdir. Anlatılanlara göre şu anki sakinleri köye ilk yerleştikleri zamanda köyde Müslümanların yaşadığına dair camii ve Müslüman mezarlığı varlığını devam ettirmekteymiş. Bugün kullanılan mezarlık Türklerden kalan mezarlık üzerine yapılmıştır.

Ayrıca köy camii 1916-17 de eski camii yıkılarak inşa edilmiştir. Köyün ihtiyarları köye yerleşildiği yıllarda bir hamam ve işlevlerini bilmedikleri ve iki kulenin varlığından bahseder. Daha sonra bu hamam ve kuleler taşları yeni inşaatlarda kullanılmak amacıyla yıkılmıştır. Köy kurucuları olan Türkler köyü 19.yy. başlarında terk etmişler. Ancak nereye gittiklerine, niçin terk ettiklerine dair bir bilgi yoktur. Fakat bu dönemde Balkanlardaki karışıklık ve Balkanları saran vebanın etkisiyle olabileceği düşünebilir.

HacıfakılıTürkler Hacıfakılı'yı terk ettikten bir süre sonra köye Bulgar köylüleri yerleşirler. Bulgarlar Hacıfakılı'da 30 yıl kadar yaşamışlar ve Bulgaristan dan göç eden Türklerin iskan edilmelerinden sonra bir yıl beraber yaşamışlar ve köyü terk etmişler .Bulgarların nereden gelip nereye gittikleri bilinmemektedir. Ancak Balkanların siyasi yapısındaki değişmelerden ürküp Trakyadan Bulgaristan'a giderken boş ve sahipsiz buldukları Hacıfakılı'ya yerleştikleri düşünülmektedir. Bulgarlar köye yerleşince mezarlık ve camiye dokunmamışlar, kendi kiliselerini inşa etmişler, mezarlıklarını kurmuşlar. Sanki Hacıfakılı da misafir olduklarının bilincindedirler.

Hacıfakılı Bulgaristan göçmenleri tarafından yurt edinilmiştir. Halkı Osmanpazar'ın Mutaflar köyü Tırnova ve Varna'nın köylerinden gelmiştir. 18. yy Balkanlar için kara yazgının başladığı yıllardır. Halk halinden hoşnut değildir. Balkanlar milletlerin yeni devletler oluşturmasına tanıklık etmektedir. 18.yy sonlarına doğru Bulgarlar öz benliklerini fark etmişler ver kendi insanlarına Bulgar kimliği kazandırmak için büyük bir eğitim seferberliğine başlamışlardır. Aynı dönemde Türkler cahilliğe yozluğa terk edildiler.

Osmanlı'ya bağlı eyaletlerden kasabalardan birbiri ardına Bulgar okulları açılıyordu. Buradan mezun olanlar, köylerde kasabalarda milliyetçilik aşılıyorlardı. Ardından Bulgar ayaklanmaları ve Osmanlı – Rus savaşları başladı. Ruslar'ın savaş iddiası Bulgarları özgürlüklerine kavuşturmaktı. 19. yy da ise bu keşmekeş daha belirgin bir halde idi. 1829-1830 Osmanlı – Rus savaşı sonucu Bulgaristan'ın içlerine kadar ilerlemeyi başaran Rus ordusu Türk bölgelerinde taş üstünde taş bırakmaz. Osmanpazar, Şumnu ve Varna yerle bir edildi.

Bu olayı 1841 Kırım savaşı izler. Bu savaşta da Osmanlı zor duruma düşer. Bulgarların isyanları daha sık görünmeye başlar. Artık Bulgaristan içlerinde yaşayan Türkler için yaşam çekilmez hale gelmiştir.1877 – 1878 Osmanlı – Rus savaşında (93 harbi) Bulgar çeteciler Ruslar ile birlikte hareket ederler. Savaş sonunda yapılan Ayestofenos antlaşması ile Osmanlı Üsküp, Manastır, Ohri, Kavala ve Sezeri kapsayan bir özerk Bulgar prensliğini kabul eder. Ancak bu durum büyük devletlerin hoşuna gitmez ve Berlin antlaşması ile Bulgar prensliğinin sınırları daraltılır.

Bu dönemde Bulgar çeteleri katliam yapmaktadır. (Tırnova ve Osmanpazar'ın köylerinde yüzlerce insan katledilmiştir. Bu katliamların kalıntıları olan toplu mezarlıklar 1930 larda çıkartıldı.) Bulgaristan'ın Osmanlı hakimiyetinden çıkmasından sonra burayı kendilerine yurt edinmiş binlerce on binlerce Türk ana yurtlarını baba ocaklarını terk etmeye başlayarak Cenub- i Rumeli'ye, İstanbul'a, Anadoluya insan seli halinde akarlar. İşte bu insan selini içersindeki küçük bir Tırnova'lı köylü grubuda vardır ve bu Tırnova'lı grup Hacıfakılı'ya yerleştirilir. Tırnova'lılar 5 hane/aile olarak Hacıfakılı'ya yerleşir. Küçük bir köy olan Hacıfakılı'da Bulgarlar yaşamaktadır. Ancak onlar da buraya yeni yerleşmişlerdir. Köy eski bir Türk köyüdür ve camisi Müslüman mezarlığı hala ayaktadır. Tırnova'lıların yerleşmesinden bir yıl sonra Bulgarlar köyü terk ederler ve tahminlere göre Bulgaristan a göçerler. Tarih 1877-78 dir.

1878 de Bulgar Prensliğinin kurulması da Balkanlardaki karışıklığı, kaosu sona erdirmedi. Bulgaristan büyük devletlerin iktidar mücadelesinde bir arenadır artık ve yine göçler yine acılar. 1885'te Bulgar komitacılar isyan ederek Şarki Rumeli Vilayeti'ni Bulgaristan ile birleştirdiler. Bulgarların güçlenmesi bir zamanlar dost komşu oldukları Bulgarların Türk köylerine şiddetini sonuçlandırmıştı ve yeni bir göç dalgası başlar. Bu göç dalgasına Osmanpazar Mutaflar köyleri de katılır. Kırklareli'ye gelen Mutaflılara Kırklareli Kızılcıkdere Köyü yurt olarak gösterilir ancak Osmanpazar da hayvancılıkla uğraşan köylüler Kızılcıkdere'yi beğenmezler ve dağlık taşlık olan Hacıfakılı'ya yerleşir. Yine aynı tarihte Varna'dan bir aile gelip Hacıfakılı'ya yerleşir.

1878 den bu yana üç grup insan Hacıfakılı'yı kendine yurt olarak bellediler. Hacıfakılı 1912'de Balkan savaşları esnasında tamamen boşalırsa da savaşın durulmasından sonra tekrar Hacıfakılı'ya dönerler. Ancak ailenin bir kısmı gittikleri yerlerde kalmışlardır. Köy sakinlerinden Halil DEMİR'in anlattıklarına göre ilk gelen Tırnova'lılar köyü sahiplenmiş sonradan gelen Osmanpazar ve Varna'lılar arazilerini Tırnovalı'lardan satın almışlardı.

TIRNOVALILAR ;

  1. KÖMÜRCÜOĞULLARI: Kömürcüoğulları'ndan iki kardeş Yemen ve Çanakkale savaşlarında şehit olmuşlardı. Bu iki kardeşin çocukları da çalışmak için İstanbul'a göç etmişlerdir. Şu an köyde Kömürcüoğullarından kimse kalmamıştır.
  2. KURU SÜLMANLAR: Hasan ve Hüseyin isminde iki çocukla göç etmişlerdir. Hüseyin'in çocukları da köyde GÜNAYDI soyadı ile yaşamaya devam etmektedirler.
  3. SEYİT ALİLER: Balkan savaşlarında Adapazarı'na kaçan aile Adapazarı'nda ikamet etmektedirler.
  4. HATİPOĞULLARI: Gündoğdu soyadıyla köyde yaşamaya devam ediyorlar.
  5. İSMAİL AĞALAR: Hüsmen ve Ahmet isminde iki çocukla gelen aile Demir soyadıyla köyde yaşamaktadır.

VARNA'LILAR ;

Türkler tarafından kurulan 4000 hanesinden 3000'i Türk ailesi (Evliya Çelebi Seyahatnamesi) olan Varna'dan Hacıfakılı'ya bir aile yerleşmiş ve beş aile olarak Türkiye de şekillenmiştir.
  1. TAHİR AĞALAR: Mehmet Kızılkaya ailesidir. İstanbul'a taşınmışlardır. Şu an köyde kimse yoktur.
  2. TEKKEŞIRAKLILAR: Bu aile Babaeski Ulukonak köyüne taşınmışlardır.
  3. DELİMAHMUTLAR: Bartın'a taşınmışlardır.
  4. ÇINARLAR: Lüleburgaz Ertuğrul Köy'e taşınmışlardır.
  5. MOLLA MEHMET: Tepe ve Kaymaz aileleridir. Tepe ailesi İstanbul'a taşınmıştır. Kaymaz ailesi hala köyde yaşamaktadır.

OSMANPAZARI'LILAR ;

Osmanpazar'ın Mutaflar köyünden gelen aileler köyün bugünkü yapısını şekillendirmiştir. Altı ana aile olarak birleşebilirler.
  1. İBRAHİM ÇAVUŞLAR: Bugünkü TINMAZ aileleri
  2. HALİL HOCALAR (Hacıoğulları - Hocaoğulları - Hocalar)
    1. Rasim Kurt'un Hüseyin ve Mehmet Gündüz ismindeki oğullarının çocuklarından oluşan yedi aile (üç Kurt Dört Gündüz) köyde yaşamaktadır.
    2. Kasım Atasoy'un Fevzi ve Hasan ismindeki çocuklarından iki aile köyde yaşamaktadır.
    3. İbrahim Tören'in oğlu Hüsnü'nün oğlu Halim köyde yaşamaktadır.
    4. Öncü ve Avcı aileleri
  3. SALİM AĞALAR: Salim Ağa'nın soyundan iki aile vardır. Çılgın ve Çelik aileleri
  4. PAŞALILAR: Bugünkü ERTUĞRAL aileleri
  5. KOMŞULAR: Bugünkü DUREN ailesi
  6. KARADAYILAR: Bugünkü KARAGÜLLE ailesi

Kronoloji

1877-78 : Tırnova köylüleri Hacıfakılı'ya gelip yerleşmeleri
1879 : Hacıfakılı'da yerleşen Bulgar köylüleri Bulgaristan'a göç etti
1885-86 : Bulgaristan Osmanpazar Mutaflar köyünden gelen Türkler Hacıfakılı'ya yerleşir
1886 : Bulgaristan Varna'dan gelen dört aile Hacıfakılı'ya yerleşir.
1912 : Balkan savaşları sırasında köy tamamen boşalır ve köylüler Bandıma Yenişehir, Adapazarı ve İstanbul'a göç ederler.
1913 : Köy ahalisi yeniden geri döner. Ancak bazıları gittikleri yere yerleşir.
1914-18 : Birinci Dünya Savaşı. Halk bir ay köyü terk edip Yıldız Dağları eteklerine kaçıp Yunanlılardan saklanırlar.
1916 : Eski cami yıkılıp yeni camii yapılır.
1923 : İlan edilen Cumhuriyeti köy halkı büyük bir heyecanla karşılar ve benimser.
1927 : Köy karakışa teslim olur. Birdenbire bastıran tipi onlarca hayvanın telef olmasına neden olur.
1928 : Harf devrimi gerçekleşmiştir. Köy camisinde kadınlara ayrılan kısmında 'yeni alfabe' ile eğitim başlar. Ancak ilk heyecan iki yıl sürer. Eğitmen gitmiş ve eğitim yarıda kalmıştır.
1935 : Sığırtmaçlar (Mehmet GERMAN'ın) babası köye yerleşirler
1936 : Karakış bir kez daha köyü vurur. Hayvanlar telef olur. Köyde sadece iki sürü hayvan kalır.
1937 : Yine camide eğitim başlar. Fakat eğitmenin ölümüyle etiğim yine yarıda kalır.
1939 : İlkokul inşaatına başlanır. Yeni eğitmenin gelmesiyle eğitim camide devam eder. Köye telefon bağlanır. Avren (Akören) santralına bağlı olan telefon 1941 de kapanır.
1940-44 : İkinci Dünya Savaşı. Zor yıllar. Erkekler seferberliğe katılır.
1944 : Köye yeni iki aile yerleşir (Muhacırlar)
1964 : Köy ikinci kez telefonla tanışır. Kaynarca santraline bağlı olan telefon hatlarının askeri bölgeden geçmesi yüzünden kısa sürede telef olur ve kapanır.
1969 : Köye su şebekesi kurulur. Mezarlık kuyusuna kurulan rüzgar çarkıyla köye su verilmeye başlanır. Rüzgar çarkı sert poyraza dayanamaz ve Hacıfakılı'nın su sefası kısa sürer.
23.01.1972 : Köylü Üsküp'ten istedikleri suyu alamayınca Kırklareli'nde yürüyüş yapmak ister ancak izin verilmez.
1973 : Köye Çayırdere köyünden su bağlanır.
1978-79 : Köye elektrik bağlanmıştır.
1985 : Üsküp santralinden telefon bağlanır
1989 : İlkokul kapanır. Öğrenciler taşımalı eğitim sistemi ile Üsküp'e giderler.
13.09.1993 : Köy merasında başlayan yangın köy içine girer. Sonuç: 2 koyun ahılı, bir samanlık ve bir ahır yanar.
1994 : Kuraklık olur. Hayvanlar dahi Kaynarca'dan taşınan su ile sulanır
1995 : Evlere telefon bağlanır.
1999 : Köy yolu asfaltlanır

Kırklareli iline 22 km, Pınarhisar ilçesine 13 km, Kaynarca beldesine 7 km, Üsküp beldesine 4 km, Beypınar köyüne 10 km, Çayırdere köyüne 5 km, Kurudere köyüne 13 km uzaklıktadır.

Köye yerleşilen ilk yıllarda eğitim köy imamı tarafından verilen Arapça okuma yazma ile sınırlı iken 1928 de yeni alfabenin kabulunden sonra gelen ilk eğitmenlerle başlar. Fakat okul olmadığı için köy camiinin kadınlara ayrılan bölümünde eğitim başlar. 1930 da eğitmenin gitmesiyle 1937 yılına kadar eğitim yapılmaz. Aynı yıl öğretmen gelir ve okul inşaatına başlanır. Fakat gelen öğretmenin vefatı üzerine eğitim yine aksar. 1939 da yeni öğretmen atanır. Eğitim hala camide yapılmaktadır. Yeni öğretmen de yıl sonunda ayrılır ve yeni eğitim 1944 yılına kadar kesilir. 1944 köy eğitimi için dönüm noktasıdır. Köy ilkokulunda eğitim başlar ve daha hoş olan olay köy öğretmeni bir Hacıfakılı'lı olan Hasan BOZKURT'tur. Eğitimini Çayırdere ve Pınarhisar'da aldıktan sonra Kepirtepe Köy Enstitüsü'nü bitirmiş, öğretmen olarak Hacıfakılı'da eğitime başlamıştır. Köy ilkokulu 1944'ten 1989'a kadar köye hizmette bulunmuş, bu tarihte öğrenci azlığı nedeniyle kapatılmıştır. 1989 yılından itibaren eğitim taşımalı olarak Üsküp beldesinde sürdürülmektedir. İlkokul sayesinde köyde okuma yazma bilmeyen insan yoktur. Gelen öğretmenler eğitim ve öğretim yanında köy halkını başka alanlarda da bilgilendirmiş ve hatta önderlik etmişlerdir. 23 Ocak 1972 deki yürüyüş bunlardan biridir.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Bu çalışma alanları iç içe geçmişlerdir.

Mera Hayvancılığı (Küçükbaş)

Kuşaklar boyunca koyun ve keçi yetiştirilmiş. Yaşamın en büyük rengi olmuş. Günümüzde küçükbaş mera hayvancılığı artık gerilemektedir. Bunun başlıca nedeni hayvanların yoğun ve sürekli bir bakım istemesidir. Böyle yoğun bir bakım için gereken iş gücünün bulunmayışıdır. Çünkü köyün gençleri okuma veya sigortalı bi işte çalışmak gibi nedenlerle köyden ayrılmaktadır. 1990'lı yılların başında köyde 4000 civarında olan küçükbaş hayvan sayısı bugün 1000'lere kadar düşmüştür. Oysa küçükbaş hayvan besiciliği Hacıfakılı için adeta bir yaşam biçimi, bir kültür olmuştur yıllarca. Küçükbaş mera hayvancılığının yanında büyükbaş mera hayvancılığı da yapılmaktadır. 1980 lere kadar sığır ve manda birlikte bakılırken artık sadece sığır bakılmaktadır. Aynı yıllara kadar üç sürü olarak meraya çıkan büyükbaş hayvanlar (100-120 kadar inek 70-80 kadar manda ve 60-70 baştan oluşan dana-düve) artık sadece ineklerden oluşan sürüye düşmüştür.1980 yıllarından sonra büyükbaş hayvanlar da ahırda beslenme yöntemine geçişler başlamıştır. Büyükbaş hayvancılık ağırlıklı olarak ahırlarda yapılmaktadır. Mera ve ahır havyacılığının yanında tüketime yönelik arıcılık yapılmakta ve kümes hayvanları beslenmektedir.

Tarım

Hacıfakılı'da tarım fazla gelişmemiştir. Bunun nedeni köy arazisinin kurak, kumsal, kayalık yani tarıma elverişli olmamasıdır. Tarım ana geçim kaynağı olan koyunculuğun yem ihtiyacını karşılamak için yapılan bir faaliyet olagelmiştir. Son yıllarda koyuculuğun azalmasıyla tarıma verilen önem artmıştır. Yetiştirilen tarım ürünleri buğday, arpa, yulaf, çavdar ve ayçiçeğidir. 1950'li yıllarda susam yetiştiriciliği yapılmış. Hatta bugün köy korusu içinde kalan terk edilmiş tarlalara susam tarlaları denilmektedir. Yukarıda sayılan ürünler haricinde kavun, karpuz ve bahçe bitkileri tüketim amacıyla üretilmektedir. Yine tüketime yönelik olarak kiraz, vişne, erik, ekşi elma, badem, zerdali, dut gibi meyve ağaçları da yetiştirilmektedir. Köyde 19 adet traktör ve yeterli tarım aleti mevcuttur. Ancak önemli bir ihtiyaç olan biçerdöver hala mevcut değildir. Köyün insanları ekonomik olarak oldukça rahattır. Köyün durumu homojen bir yapı sergiler. Çok zengin insanlar olmadığı gibi çok fakir de yoktur.

Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Sadece bir bakkal vardır. Evlerin Çoğu tarihi ve eskidir.

2013 yılı nüfusu 107 kişidir.

Hacıfaklı, anayol üzerinde olmamasına rağmen ulaşımı kolaydır. İlçe merkezi olan Pınarhisar'a 12 km. uzunluğundaki asfalt yol ile bağlanır. Ulaşım bir adet minibüs ve on adet özel otomobille sağlanmaktadır. Ulaşımda zaman zaman traktörler de kullanılmaktadır. Komşu köyler Üsküp ve Çayırdere'ye asfalt yol ile Beypınar köyüne stablize yol ile bağlanmaktadır.

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet sunulabilmesi için çerezler kullanılmaktadır. Hizmetlerimizi kullanarak çerez kullanımına izin vermiş olmaktasınız.
Daha fazla bilgi Kapat