KÜTÜPHANECİLİK HİZMETLERİ

Vize Halk Kütüphanesi, 2002 yılı içerisinde eski Özel İdare hizmet binasının Vize Kaymakamlığınca , İl Özel İdare Müdürlüğü'nden tahsisi ile birlikte yapılan büyük bir bakım onarım ve düzenleme çalışmaları neticesinde 2003 Mart ayı içerisinde faaliyete geçmiş, 13 Ekim 2004 tarihinde ise resmen açılmıştır. Kütüphanede bulunan kitap sayısı 2.000 adettir. Kütüphanede ayrıca kullanıcılara açık 3 adet internet bağlantılı bilgisayar, 1 fotokopi makinası, okuma salonları ve bir adette satranç salonu bulunmaktadır. Ayrıca Kütüphane binasının alt katının bir kısmı da misafirhane olarak kullanılmaktadır.

BÖLGESEL FOLKLOR ÖZELLİKLERİ

İlçe merkezi ve köylerinin hemen hemen hepsi göçmendir. Göçmen olmayanlara da yerli (GACAL) denilmektedir. Bunlar da 1850'den sonra yani 1893 mühaciri gibi erken gelenlere denilmektedir.

Bulgaristan, Romanya, Yunanistan, Arnavutluk ve Yugoslavya'dan gelmeler nedeni ile değişik adet ve örflere sahip olmaktadırlar. Ne var ki yıllar önce Osmanlı Devletinin buyruğunda olmanın eseri olarak Türk Medeniyetinin tesirlerini kaybetmemiş olmaları neticesidir ki adet ve örfleri az farklarla da olsa Trakya kültürü anlayışı içinde yürütmektedirler.Mesela: Kız istemeler hemen hemen hepsinde aynıdır.

a)Görme(dünürlük),
b)Söz kesmek,
c)Nişan yapma (yüzük takma),
d)Düğün, (Nikah ve düğün aynı günde yapılır.)

Diğer bir özellik; Kina gecesi yapma: Düğünden 1 gün önce düzenlenen bir yöresel gecedir. Gelen misafirlere düğün müddetince yemek verme, yatırma, düğünün sonunda koltuk denilen merasim yapılması gibi adetler sürmektedir.Yalnız bu daha çok köylerde devam etmektedir. Ancak son yıllarda köylerde de salon düğünü yapılmaya başlamıştır.

Çevre Giyinişi: Eskiden tüm Trakya'da görülen köylüye has giyiniş olan şayak elbise artık yalnız yaşlılarda ve orman köylerinde görülmektedir. Giyinişi tamamlayan diğer giysiler ceket, ceket altı yelek ve başta şapka hakimdir. Şayak elbise giyimi kalkmakla beraber şapka kalkmamıştır. Genç nesil şapka giymemektedir.Bayan giysileri ise umumiyetle köylerde siyah renkli çarşaf giyinişi hakimdir. Bu giyiniş gençler arasında değişmiştir. Bol paçalı pantolon biçimi şalvar ve üzerine manto tamamen şalvarsız ve manto giyimi hakim olmuştur.

Folklor: Halkın göçmen olması nedeni ile bölgesel bir folklor olmamakla beraber, Evrencik yöresinde Pomak oyunu olarak adlandırılan erkekli ve kadınlı oynanan horası, davul zurna eşliğinde oynanır.Yapılan evlenme merasimlerinde erkekler ayrı bayanlar ayrı oynarlar. Umumiyetle genç kızlar oynarlarken genç erkekler düğün sahasının kenarından oynayanları izlerler. Bu arada davul zurna vardır. Vize'de ise halihazırda Vize Halk Eğitim Merkezi Folklor Ekibi bulunmaktadır.

Vize ve yöresinde oynanan mahalli oyunları özetlersek; çiftetelli, karşılama, pancar havası, tulum, keklik, zigoş, hamın ayşe, domuzu bataktan çıkarma. Halaylardan; kasap, eski kasap, kabadayı, takuş, damat halayı, Balkan gaydası, hanım ayşem, delin damat ve Drama karşılaması vb. sayılabilir. İsmini ortaya çıktığı Batı Trakya'daki Drama Şehrinden almış olan Drama Karşılaması'nın sözleri şöyledir:

Drama Karşılaması

Yukarı mahalle çeşmeleri
Akar akar süzülür
Sana bu şarkılar Esmam
Gazinoda düzülür

Yukarı mahalle çeşmeleri
Değirmen döndürür
Senin o bakışların Esmam
Beni öldürür aman aman

Hanım Ayşem göçler sırasında Batı Trakya'dan bölgeye getirilmiş, kızlı erkekli, oynanan bir oyundur. Bir gencin sevgilisine olan sevgisini anlatır.

Hanım Ayşem

Giderim yolce yolce
Yolun çiçeği morce
O senin senin bakışların hanım Ayşem
Sokuyor beni borce

Arpa ektim gül bitti
Gül gibi yarim gitti
Sen orada ben burda hanım Ayşem
Eridi yağım bitti

Türküler: Çevrede yapilan bir incelemede, Doganca köyünde bundan 30-40 yil evvel söylenen ve tef ile eslik edilen bir beyit, manasini da bilmiyorlar. Ama söylendiginde (benim) manasina geldigi anlasilmaktadir.

Dinom, dinom, dinom
Dinana dinanası da var
Yarimin kaması, çevresi, palaskası da var
Dinom, dinom, dinom Yalel, yalel, yalelli
Yalesi de var Benim yarimin
Çevresi de var.

Çevrede yapılan bir incelemede, Doğanca köyünde bundan 30-40 yıl evvel söylenen ve tef ile eşlik edilen bir beyit, manasını da bilmiyorlar. Ama söylendiğinde (benim) manasına geldiği anlaşılmaktadır. Dınom, dinom, dinom Dinana dinanası da var Yarimin kaması, çevresi, palaskası da var Dinom, dinom, dinom Yalel, yalel, yalelli Yalesi de var Benim yarimin Çevresi.......... de var. Sonra çevrede en çok söylenen düğün türküleri "dere geliyor dere", "uzun kavak","bahçelerde börülce", "kızılcıklar oldu mu", "ince giyerim ince" dir. Yöreye ait İnce Giyerim İnce adlı türkünün sözleri de şöyledir.

İnce Giyerim İnce

İnce giyerim ince
Pembe yakışır gence
İnce giyerim ince
Pembe yakışır gence
İnsan bir hoş oluyor
Sevdiğini görünce
İnsan bir hoş oluyor
Sevdiğini görünce
Of sen yana ben cama
İkimizin resmini çıkarsınlar yan yana

Derelerin çakılı
Nerden aldın akılı
Döne döne oynuyor
Ağabeyimin çakırı Of,
sen yana ben cama
İkimizin resmini çıkarsınlar yan yana

Dereler çakıl taşlı
Ördekler yeşil başlı
Benim sevdiğim dilber
Al yanak kalem kaşlı
Of sen yana ben cama
İkimizin resmini çıkarsınlar yan yana

DERE GELİYOR DERE

Dere geliyor dere (yalelel)
Kumunu sere sere (yalalel)
Al beni götür dere (yalelel)
Yarin olduğu yere (yalelel lim)
Amanın aman aman
Zamanın zaman zaman
Bizim düğün ne zaman (yalelel lim)
Ben armudu düşledim (yalelel)
Sapını gümüşledim (yalelel)
Ben yarimin ismini (yalelel)
Mendilime işledim (yalelel lim)
Amanın aman aman
Zamanın zaman zaman
Bizim düğün ne zaman (yalelel li)

KIZILCIKLAR OLDU MU

Kızılcıklar oldu mu
Serelere doldu mu
Gönderdiğim çoraplar
Ayağına oldu mu
Mendili pelise
Mendil verdim elise
Kara kına yollamış
Yar benim ellerime
Kızılcık dalı mısın
Gönlümün malı mısın
Söyle bana sevdiğim
Benden sevdalı mısın
Mendili pelise
Mendil verdim elise
Kara kına yollamış
Yar benim ellerime

Bilmeceler: Uzun kış gecelerinde, aile toplantılarında söylenip ortamı neşelendiren, insanı düşünmeye sevk eden halk edebiyatı ürünlerinden biri de bilmecelerdir. Halk arasında söylenen bilmecelerden bazıları şunlardır;
Ağaç üstünde kara şopar : zeytin
Hey gidinin poturu, ev üstünde oturu : baca
Karşıdan baktım pek çok, yanına vardım hiç yok : sis

Maniler: Çevrede bilhassa gençler arasında söylenen ve düğün yerlerinde de atışma yapılanlardan:

Mavi yelekli yarim
Göğsü ilikli yarim
Beni bırakıp gittin
Deniz yürekli yarim

İğrem düştü yerlere
Kavuştu gazellere
Gözüm çapkın alışmış
Bakıyor güzellere

Yaş nane kuru nane
Topladım tane tane
Sevdiğime vermezsen
Niye büyütten anne

Kara kara kargalar
Ceviz dalı ırgalar
Karadeniz'de yoktur
Bizde olan dalgalar

Bahçelerde sardunya
Sardunyayı kırdın ya
İstemiyom demişsin
Yine bana kaldın ya

Deyimler: Deyimler kendi anlamından biraz daha farklı anlam taşıyan, kalıplaşmış kelime veya kelime gruplarıdır. Vize ve çevresinde derlenmiş deyimlerden bazıları şunlardır;
El etek çekmek, Fıkır fıkır kaynamak, Nal çalmak, Var delisi olmak, Yaş yere basmamak

Atasözleri: Bu çevrede söylenen atasözlerinin bir kısmı muhakkak ki ülkemiz genelinde bilinmektedir. Yöremizde söylenen bazı atasözleri şunlardır.
Bağda izin olsun, yemeye yüzün olsun,
Eşeğin canı yanarsa yarış atını geçer,
Harman döven öküzün ağzı bağlanmaz,
Keçinin yemediği ot karnını ağrıtır,
Mart ayı dert ayı bir sepet saman ver ali dayı,
Tutulan kısrak harmanı döver,
Ver yiyeyim, ört yatayım

Ninniler: Annelerin çocuklarını uyutmak için söyledikleri türkülerdir. Çevrede söylenen ninnilerden bazıları şunlardır.
Dandini dandini danalı kuzu Elleri ayakları kınalı kuzu,
Asmaya kurdum salıncak Eline de verdim oyuncak,
Yine de uyumadı gitti Şu küçücük yumurcak,
Eeeeeeee
Bir eşek buldum ben şimdi Sahibi geldi ee,
Ooo kuşu Nerelerde su kuşu Çalılıkta yuvası Mamacık getir babası gibi...

Bölgede Oynanan Çocuk Oyunları: Beştaş, mendil kapmaca, istop, yakartop, körebe, çelik çomak, ip atlama, ortada sıçan, yağ satarım bal satarım, tombili, kaydırak, evcilik oyunu, bilye.

Mahalli Yemekler: Önemli günlerde ve misafirlerin geldiği günlerde yemek çeşitlerine daha çok dikkat edilir ve bilhassa etli yemeklerin yanı başında börekler yapılır. Göçmenlerin yaptıkları böreklerin üzerleri umumiyetle yoğurtlu olur ve fırınlarda pişirilir. Bu börekler yufkalar açılarak ve içlerine ekşimik, maydanoz konduktan sonra tepsilerde pişirilir. Sofralarına getirdiklerinde yanında da umumiyetle hoşaf bulunur.

İlçenin belirli köy mahallerinde yapılmakta olmakla beraber özellik taşıyan yemekler tatlılar veya çeşitlerden şunlara rastlanmaktadır.

KEŞKEK: Buğdayın iri tanelileri seçilir ve suda kabartıldıktan sonra kurutulur. Daha sonra da dübek denilen taştan yapılmış (içi boş bir fıçı gibi)taşın içinde tokmaklarla dövülerek buğdayların üzerindeki kabukları çıkartılır. Tekrar savurtularak bu kabukları tamamen ayrılır. Buğdaylar iri taneli olarak ve kabarmış şekilde görünüm aldıktan sonra tekrar kurutulur. Sonra sıcak su içinde aynı pirinç pilavı gibi pişirilir. Sonradan üzerine tavada yakılmış yağ dökülür ve yenilir. Bu yağ eğer iç yağ olursa daha lezzetli olur.

ZERDE: Bunun özelliği düğün yemeklerinin sonunda verilişindendir. Bu da tatlı su ve kaynar iken pirinç atılır ve pişirilir, sonradan içine belirli miktarda kuru üzüm döküldükten sonra kaplara konulur.

KAYMAKÇINA: Bu da yeni doğum yapan ineklerin ilk bir hafta içindeki sütünden şeker karışımı ile tepsiye konulup fırına verilir. Sonra dilim dilim kesilip ev halkı yediği gibi komşulara da müjde kabilinden dağıtım yapılır.

PLASKA: Mısır unu, prasa ince ince doğranıp su yerine ekşi ayran, tuz ilave edilerek bulamaç halinde yapıldıktan sonra tepsiye konulup fırında pişirilir.

KAÇAMAK: Mısır uru, su ve tuz karışımıdır. Önce su kaynatılır. Kaynayan suyun üzerine, mısır unu azar azar dökülürken devamlı şekilde kaçamak sopasıyla karıştırılır ve belirli bir kıvama gelip piştiği an ateşten indirilir, tepsiye dökülür. Üzerine de ekşimik veya peynir serpiştirilir.Buna sulu kaçamak denir. Pekmez, ayran süt ve yoğurt ile yenilir. Bu kaçamağın bir de kuru kaçamak olanı vardır.Kaynar suya azar, azar mısır unu atılır ve karıştırılmaz, pişmeğe başladığı an kabın 4 tarafından ve bir de ortasından kaçamak sopası ile delinip içine tuz atılır. Kaynayan suyu tükendikten sonra ateşten alınıp dışarıda karıştırılır. Tahta kaşık ile parça parça alınarak tepsiye dağıtılır ve üzerine eritilmiş tereyağ döküldükten sonra servis yapılır. Verilişi sırasında et, manca, tahin helvası, pekmez, ayran, yoğurt ve süt ile yenilir.

ISIRGAN BÖREĞI: Isırgan otları toplanıp kaynar suda haşlandıktan sonra aynı ıspanak böreği gibi yapılıp pişirilip yenilir

HAMUR TATLILARI: Baklava, saraylı, tulumba, şekerpare, irmik helvası, sütlaç, zerde (düğünlerde yapılır), dini günlerde aşure ve ayrıca bazı köylerde şeker pancarından pancar pekmezi yapılmaktadır.

RESMİ VE ÖZEL KUTLAMA GÜNLERİ

Vize'nin Kurtuluşu: 1 Kasım 1922 Vize'nin düşman işgalinden kurtuluş günüdür.

Hıdrellez:
Her yıl 6 Mayıs günü halk tarafından yapılan piknik ve eğlencelerle ile baharın gelişi kutlanmaktadır.




Soğucaklılar Dayanışma Günü: Her yıl Haziran ayının ilk Pazar günü tüm Soğucak köyü mensuplarının bir araya gelmesiyle kutlanan bir dayanışma günüdür.

Evrencikliler Dayanışma Günü:
Her yıl Mayıs ayının son Pazar günü tüm Evrencik köyü mensuplarının bir araya gelmesiyle kutlanan bir dayanışma günüdür.




Balkayalılar Dayanışma Günü:
Her yıl Temmuz ayının ilk Pazar günü tüm Balkaya köyü mensuplarının bir araya gelmesiyle kutlanan bir dayanışma günüdür.


Sitemizde sizlere daha iyi hizmet sunulabilmesi için çerezler kullanılmaktadır. Hizmetlerimizi kullanarak çerez kullanımına izin vermiş olmaktasınız.